Glossaire
Les mots arabes utilisés dans le blog, avec leur écriture, leur prononciation et leur sens.
- AdhânأذانPrononciation : adhân
- Camiden günde beş kez okunan namaz çağrısı.
- AdhkârأذكارPrononciation : adhkâr (sing. dhikr)
- Günün belirli zamanlarında okunan, Allah’ı anma (övgü, tesbih, af dileme) ifadeleri.
- AkhlâqأخلاقPrononciation : akhlâq
- Karakter ve ahlâkî davranış; İslâm’ın geliştirmeye çağırdığı niteliklerin bütünü (yumuşak huyluluk, dürüstlük, sabır…).
- ‘AqîqaعقيقةPrononciation : ‘aqîqa
- Bir çocuğun doğumuna şükür olarak kesilen kurban; geleneksel olarak yedinci günde kesilir.
- Birr al-wâlidaynبر الوالدينPrononciation : birr al-wâlidayn
- Anne babaya iyilik: saygı, yumuşak davranış, yanlarında olmak ve onlara bakmak; Kur’an’ın en çok üzerinde durduğu görevlerden biri.
- Da‘îfضعيفPrononciation : da‘îf
- Nakil zincirinde zayıflık bulunan hadisin derecesi; Peygamberimize ﷺ kesin olarak nispet edilmez.
- DhikrذكرPrononciation : dhikr
- Allah’ı dil ve kalple anmak: tesbih, hamd, dua, Kur’an okumak.
- Du‘â’دعاءPrononciation : du‘â’
- Dua: Allah’tan doğrudan, herhangi bir dilde ve her zaman istemek.
- FajrفجرPrononciation : fajr
- Şafak vakti ve sabah namazı; günlük beş vaktin ilk namazı.
- FatwaفتوىPrononciation : fatwâ
- Yetkin bir kişinin, çoğu zaman kişisel olan belirli bir soru hakkında verdiği hukuki görüş. Blog fetva vermez.
- FiqhفقهPrononciation : fiqh
- Fıkıh: pratik hükümlerin (namaz, oruç, muameleler, aile) ayrıntılı olarak anlaşılması.
- FitraفطرةPrononciation : fitra
- İnsanın Allah’ı tanımaya yönelik doğal yatkınlığı; “her çocuk fıtrat üzere doğar” hadisine göre.
- GhîbaغيبةPrononciation : ghîba
- Gıybet: orada olmayan birini, duymaktan hoşlanmayacağı bir şeyle anmak; söylenen doğru olsa bile.
- GhuslغسلPrononciation : ghusl
- Boy abdesti: bütün bedenin yıkanması; bazı durumlarda farz, cuma namazından önce ise müstehaptır.
- HadithحديثPrononciation : hadîth
- Peygamberimize ﷺ nispet edilen ve bir ravi zinciriyle aktarılan söz, fiil veya onay.
- HajjحجPrononciation : hajj
- Mekke’ye yapılan hac ibadeti; İslâm’ın beşinci şartıdır ve gücü yetenlere ömürde bir kez farzdır.
- HasanحسنPrononciation : hasan
- “İyi” hadisin derecesi: güvenilir bir zincir, ancak bir ravide hafif bir hafıza zayıflığı; âlimlerce kabul edilir.
- IhrâmإحرامPrononciation : ihrâm
- Hacının ihrama girdiği hâl (niyet ve özel bir giysi); bu sırada bazı şeyler yasaktır.
- IhsânإحسانPrononciation : ihsân
- İhsan: Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmek ve her işi güzel yapmak.
- IkhlâsإخلاصPrononciation : ikhlâs
- İhlâs: yalnızca Allah için amel etmek, insanların gözüne girmeyi aramamak.
- ÎmânإيمانPrononciation : îmân
- İman: Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere inanmak.
- IsnâdإسنادPrononciation : isnâd
- Bir hadisin ravi zinciri; âlimler onun sahihliğine hüküm vermek için bu zinciri inceler.
- IstighfârاستغفارPrononciation : istighfâr
- Allah’tan af dilemek; çoğunlukla “estağfirullah” ifadesiyle yapılır.
- Jumu‘aجمعةPrononciation : jumu‘a
- Cuma günü ve hutbesiyle birlikte kılınan cemaatle cuma namazı.
- MadhhabمذهبPrononciation : madhhab
- Fıkıh mezhebi (Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî): pratik hükümleri çıkarmak için kabul görmüş bir yöntem.
- MatnمتنPrononciation : matn
- Bir hadisin metni; nakil zincirinden (isnad) ayrı olarak.
- Muttafaq ‘alayhمتفق عليهPrononciation : muttafaq ‘alayh
- “Üzerinde ittifak edilmiş”: hem Buhârî hem Müslim tarafından rivayet edilen hadis; sahihliğin en yüksek derecesi.
- NisâbنصابPrononciation : nisâb
- Zekâtın farz olduğu mal varlığı sınırı.
- NiyyaنيةPrononciation : niyya
- Niyet: bir ameli yaparken kalbin yöneldiği şey; “ameller ancak niyetlere göredir.”
- ‘OmraعمرةPrononciation : ‘umra
- Mekke’ye yapılan küçük hac olan umre; yılın her zamanı yapılabilir: tavaf, sa‘y ve saçı kazıtma veya kısaltma.
- QiblaقبلةPrononciation : qibla
- Namaz kılarken yönelinen Kâbe’nin yönü.
- Rak‘aركعةPrononciation : rak‘a
- Namazın bir birimi: kıyam, rükû ve iki secde.
- SabrصبرPrononciation : sabr
- Sabır ve sebat: imtihanda, itaatte ve ayartı karşısında dayanmak.
- SadaqaصدقةPrononciation : sadaqa
- Gönüllü sadaka: para, yiyecek, zaman ya da bir tebessüm bile olabilir.
- SahâbaصحابةPrononciation : sahâba
- Peygamberimizin ﷺ ashabı: ona inanarak onunla karşılaşan ve Müslüman olarak ölenler.
- SahîhصحيحPrononciation : sahîh
- “Sahih” (sağlam) hadisin derecesi: güvenilir ravilerden oluşan, kesintisiz ve kusursuz bir zincir.
- SahûrسحورPrononciation : sahûr
- Oruç sırasında şafaktan önce yenen yemek.
- SalâtصلاةPrononciation : salât
- Günde beş vakit kılınan ritüel ibadet olan namaz.
- SawmصومPrononciation : sawm
- Oruç: şafaktan gün batımına kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak.
- ShukrشكرPrononciation : shukr
- Allah’a kalp, dil ve davranışlarla şükretmek.
- SîraسيرةPrononciation : sîra
- Peygamberimizin ﷺ hayat hikâyesi.
- SunnaسنةPrononciation : sunna
- Peygamberimizin ﷺ yolu: sözleri, fiilleri ve onayları; ayrıca tavsiye edilen ama farz olmayan bir amel.
- TafsîrتفسيرPrononciation : tafsîr
- Tefsir: Kur’an âyetlerinin anlamının açıklanması.
- TajwîdتجويدPrononciation : tajwîd
- Kur’an’ın doğru telaffuzu ve okunuşuna dair kurallar.
- TawakkulتوكلPrononciation : tawakkul
- Gereken tedbirleri aldıktan sonra Allah’a güvenmek; Tawakoul adı buradan gelir.
- TawbaتوبةPrononciation : tawba
- Tövbe: pişman olmak, vazgeçmek ve tekrarlamamaya karar vermek; gerekiyorsa telafi etmek.
- TayammumتيممPrononciation : tayammum
- Su bulunmadığında ya da sağlığa zarar verdiğinde temiz toprakla yapılan teyemmüm (kuru abdest).
- Wudû’وضوءPrononciation : wudû’
- Abdest: namazdan önce elleri, yüzü ve kolları yıkamak, başı mesh etmek ve ayakları yıkamak.
- ZakâtزكاةPrononciation : zakât
- Zekât: İslâm’ın üçüncü şartı olan farz sadaka; malın bir kısmı her yıl hak sahiplerine verilir.
- Zakât al-fitrزكاة الفطرPrononciation : zakât al-fitr
- Fıtır sadakası: oruç bitiminde, Ramazan Bayramı namazından önce hanenin her bir ferdi için verilen sadaka.